Kullanıcı girişi

2. Ahmet Han


Padişahlık Sırası 21

Saltanatı 4 Yıl
İslâm Halifelik Sırası 86
Cülûsu 22 Haziran 1691
Babası Sultan İbrâhim Hân
Annesi Hatice Muazzez Valide Sultan
Doğumu 25 Subat 1642
Vefâtı 6 Subat 1695
Kabri İstanbul Süleymaniye'de Sultan Süleyman Hân Türbesindedir

Osmanlı sultanlarının yirmi birincisi ve İslâm halifelerinin seksen altıncısı. Sultan İbrâhim Hanın üçüncü oğlu olup, 25 Şubat 1643'te Hadice Muazzez Vâlide Sultan'dan doğdu.

Şehzâdeliğini sarayda geçiren Ahmed Han, iyi bir tahsil gördü. 22 Haziran 1691'de ağabeyi İkinci Süleymân Hanın ölümü üzerine Osmanlı tahtına geçti. Kırk sekiz yaşında tahta geçen Sultan İkinci Ahmed Han, daha birkaç gün önce ordunun başında Avusturya üzerine sefere çıkan sadrazam ve serdâr-ı ekrem Fâzıl Mustafa Paşaya, sadâretinin devâmına dâir bir ferman gönderdi. Belgrad önlerinde bulunan Avusturya ordusu üzerine yürüdü. Orduya henüz kırım kuvvetleri katılmamıştı. Bu durumu fırsat bilen Avusturya ordusunun kumandanı 25 Ağustos 1691 günü derhal taarruza geçti. Slankamen muhârebesi adı verilen savaşın ilk anlarında Osmanlı askeri gâlip durumdaydı. Ancak sadrazam Mustafa Paşanın şehit düşmesi üzerine durum birden Osmanlı ordusu aleyhine döndü ve hezimetle neticelendi. Slankamen mağlûbiyetinden sonra ilerleyen Avusturya kuvvetleri Kasım ayında Varat Kalesini kuşattılar. Sultan, yeni sadrâzam Arabacı Ali Paşayı tâyin ve Avusturya üzerine sefere memur etti. bu sırada Avrupa devletleri Osmanlı- Avusturya savaşının durdurulması için girişimde bulundular ise de, netice alamadılar. Diğer tarafdan zamanında yardım ulaşmayan Varat Kalesi, Avusturyalılara teslim olmak mecburiyetinde kaldı.

1692 Haziranının sonlarına doğru sadrazam Hacı ali Paşa Edirne'den hareketle Belgrad'a vardı. Kaleyi tahkim ve tâmirden sonra, Avusturyalıların kışlaya çekilmeleri üzerine Edirne'ye döndü. Sadrazam, Avusturya ile uğraşırken, Venedik donanması da Girid'e asker çıkardı. Kaptan-ı deryâ vezir Dâmâd Yûsuf Paşanın donanma ile Hanya önlerine gelmesi üzerine Venedikliler muhasarayı kaldırarak geri çekildiler. 1693 yılı Mart ayı sonlarında Bozoklu Mustafa Paşa sadarete getirildi. Yeni sadrazam Temmuz ayında Avusturya seferine çıktı. Hedef, Erdel'i geri almaktı. Avusturya ordusunun Belgrad'ı kuşatması üzerine sadrazam Belgrad'a yöneldi. Kırım Hanı Selim Giray'ın Avusturyalılar'ın yardımına gelen bir orduyu mağlup etmesi üzerine, kuşatma kaldırıldı. Serdar-ı ekrem, çekilen düşmanı tâkible çok zâyiât verdirdi ve 17 Eylülde Belgrad'a girdi. Kışın yaklaşması üzerine Osmanlı ordusu Edirne'ye döndü.

Stratejik önemi pek büyük olan Narenta Kalesi 28 Haziran 1694'te Venedikliler tarafından işgal edildi. Geri almak için yapılan teşebbüsler netice vermedi. Bu hadiseden bir süre sonra sefere çıkan Osmanlı ordusu Varadin Kalesini kuşattı. Ancak bu sırada, Malta, Floransa ve Papalık filolarından müteşekkil bir Venedik donanması Sakız'ı zaptetti. Buna çok üzülen Sultan İkinci Ahmed Han, Sadrazama bir hatt-ı hümâyûn göndererek geri dönmesini ve Sakız adasının geri alınmasını emretti. Kaptan-ı deryâlığa amcazâde Mezemorta Hüseyin Paşa tâyin edildi. Öte yandan Osmanlı Devleti dış gâilelerle uğraşırken içte de bâzı hadiseler vûku bulmaktaydı. Irak ve Hicaz'da çıkan isyanlar ile Suriye'de Sürhan ve Maanoğullarının aleyhte faaliyetlerini Sultan Ahmed Han anında aldığı tedbirlerle önledi.

Bu sırada Sakız Adasının geri alınması için yola çıkan Hüseyin Paşa, ada açıklarında Venediklilerle çarpışırken Sakız'ın elden çıkmasının acısı ile üzüntüden hastalığı ağırlaşan Sultan Ahmed Han, 6 Şubat 1695 tarihinde fetih haberini alamadan, elli iki yaşında Edirne'de vefât etti. Nâşı, İstanbul'a nakledilerek Kânûni Sultan Süleymân Hanın türbesine defnedildi. Çok merhametli ve vatanperver olan Sultan İkinci Ahmed Han, hasta olduğu zamanlarda bile, devlet işlerinden asla el çekmezdi. Haftada iki gün yapılan divan toplantılarının dörde çıkarılmasını emretti. Toplantıları bizzat tâkip eder, yaptığı herhangi bir hatayı düzeltmekten çekinmezdi. Âdil bir sultan olarak yaşayan Ahmed Han, milletini memnun etmek için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışmıştır. San'atkarları korur, taltiflerde bulunarak daha iyiye ve güzele doğru yönlendirirdi. İyi bir hattat olan Sultan Ahmed Hanın yazdığı Kur'ân-ı kerimler ve çoğalttığı kitaplar vardır. Diğer Osmanlı sultanları gibi aynı zamanda iyi bir şâirdi.


Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b> <center>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.