Kullanıcı girişi

Kadınların Biatte Bulunması


Ensar Hanımlarının Medine’ye Teşrif Eden Hz. Peygamber’e Biat Etmeleri

Hz. Peygamber Medine’ye teşrif ettiklerinde Ensar hanımlarının bir evde toplanmalarını emretti. Sonra onlara Hz. Ömer’i gönderdi. Hz. Ömer kapıda durarak onlara selam verdi: Kadınlar onun selamını aldılar. Ömer

‘Ben Hz. Peygamber’in, size gönderilmiş olan elçisiyim?’ dedi. Bunun üzerine kadınlar

‘Hem Allah’ın Rasûlü’ne ve hem de onun elçisine merhabalar olsun!’ dediler. Ömer onlara

‘Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmamak, çalmamak, zina etmemek, çocuklarınızı öldürmemek, iftira etmemek ve güzel ve iyi şeylerde ona isyan etmemek hususlarında biat ediyor musunuz?’ diye sordu. Onlar da

‘Evet!’ dediler. Böylece Hz. Ömer kapının dışında, onlar da içerde bulundukları halde ellerini uzattılar. Bundan sonra Hz. Ömer şunları söyledi:

‘Ey Rabb’im! Sen şahit ol! Hz. Peygamber sizlere hayzı görmeye başlayıp bulûğa ermiş kızlarınızı bayramlarda çıkarabileceğinizi söyledi. Siz kadınların, cenazelerin arkasından gitmenizi yasakladı. Ayrıca sizin için cuma namazı da farz değildir’. Daha sonra iftiranın ve güzel, iyi işlerde isyanın manasını soran Ümmü Atiyye’ye Hz. Ömer

‘Bu cenazelere ağıt yakmaktır’ cevabını verdi.[1]

- Selmâ binti Kays şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde Ensar’dan bazı kadınlarla birlikte giderek ona biat ettim. Hz. Peygamber, Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmayacağımıza, çalmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, çocuklarımızı öldürmeyeceğimize, iftirada bulunmayacağınıza, güzel ve iyi şeylerde kendisine isyan etmeyeceğimize dair bizden söz aldı. Ayrıca bize kocalarımıza hile yapmamamızı da söyledi. Bundan sonra ona biat edip döndük. Ben o hanımlardan birisine

‘Hz. Peygamber’e tekrar git ve ona kocalarımıza hile yapmamızdan ne kastettiğini sor!’ dedim. Kadın Hz. Peygamber’den bunu sorduğunda o şöyle buyurdu:

‘Malını ondan habersiz alıp başkalarına vermenizdir.’[2]

- Hz. Peygamber kendisine biat için gelen müslüman kadınlardan şu âyet-i kerimeye uygun olarak biat alıyordu.

‘Ey peygamber! Mü’min kadınlar sana gelerek, Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi, güzel şeyler hususunda sana isyan etmemek şartıyla biat edip söz verirlerse, onların biatlarını kabul et ve onlar için mağfiret dile. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.’[3]

- Hufeyle binti Ubeyd b. el-Hâris şöyle anlatıyor: Ben ve annem Karîre binti el-Hâris, Muhacir kadınlardan bir grupla birlikte Hz. Peygamber’e giderek biatta bulunduk. Hz. Peygamber, kendisi için kurulmuş kıldan yapılma bir çadırda oturuyordu. O bizden ayette belirtildiği şekilde biat aldı (Mümtehine: 60/12). Biz bunları kabul ettiğimizi söyleyip ellerimizi ona uzattığımızda Hz. Peygamber ‘Ben kadınların ellerine dokunmam!’ buyurdular. Bunun üzerine bizi bağışlamasını istedik. İşte bizim biatımız bu şekilde gerçekleşmişti.[4]

- Ümeyme binti Rukeyka şöyle anlatıyor: Bir grup kadınla birlikte Hz. Peygamber’e gidip biatta bulunduk ve şöyle dedik:

‘Ey Allah’ın Rasûlü! Sana, Allah’a ortak koşmamak, çalmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek ve kimseye iftirada bulunmamak, güzel şeylerde sana isyan etmemek üzere biat ediyoruz!’ Bunun üzerine Hz. Peygamber

‘Gücünüzün yettiği kadarıyla biat etmiş olunuz!’ buyurdular. Biz de

‘Allah ve O’nun Rasûlü bizim kendimize bizden daha merhametlidirler. Ey Allah’ın Rasûlü! Uzat elini de sana biat edelim!’ dedik. Hz. Peygamber

‘Ben kadınların elini tutmam. Ayrıca bir kadına söyleyeceklerimle yüz kadına söyleyeceklerim arasında da fark yoktur’ buyurdular.[5]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Heysemi VI/38 (İmam Ahmed. Ebu Ya’la ve Taberani, Ümmü Atiyye’den); Mecma VI/38 (Ebu Davud’un çok kısa olarak rivayet ettiği zikredilir); Kenz I/81 (Hadisin Buhari tarafından da muhtasar olarak rivayet edildiğini söyler).

[2] Heysemi VI/38 (Ahmed. Ebu Ya’la ve Taberani’den naklen). Selma binti Kays, Beni Adiyy b. Neccar kabilesine mensup bir kadın olup Hz. Peygamber’in de teyzesidir. Selma, Hz. Peygamber’in arkasında her iki kıbleye yönelerek namaz kılmıştır.

[3] Mümtehine: 60/12; İbn Kesir IV/353 (İmam Ahmed, Aişe binti Kudame’den).

[4] Heysemi VI/39 (Taberani’nin el-Kebir’inden. Heysemi burada şöyle der: ”Bu hadisin ravileri arasında bulunan Musa b. Ubeyde zayıftır’).

[5] İsabe IV/240 (İmam Malik’ten İbn Hibban’ın tashihiyle. Ayrıca Tirmizi ve başkalarının da muhtasar olarak rivayet ettikleri kaydedilir)

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/

Umeyme binti Rukeyka’nın İslâm Üzerine Biat Etmesi

- Umeyme binti Rukeyka Hz. Peygamber’e giderek ‘Sana, Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmayacağıma, hırsızlık yapmayacağıma, zina etmeyeceğime, çocuğumu öldürmeyeceğime, kimseye iftira atmayacağıma, ölülerin arkasından ağıt yakmayacağıma, câhiliye döneminde olduğu gibi açık-saçık gezmeyeceğime dair biat ediyorum’ dedi.[1]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Mecma VI/37 (Taberani’den. Hadis Abdullah b. Amr’dan gelmektedir); İbn Kesir IV/352 (Nesai, İmam Ahmed, İbn Mace ve Tirmizi’nin de rivayet ettiği zikredilir).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/245-246.

Fâtımâ binti Utbe’nin Hz. Peygamber’e Biatta Bulunması

- Utbe b. Rabîa’nın kızı Fâtımâ Hz. Peygamber’e gelerek biat etti. Hz. Peygamber Mümtehine Sûresi’nin 12. âyetindeki şartlar üzerine ondan biat aldı. O utandığından elini başının üzerine koydu. Onun bu durumu Hz. Peygamber’i hayrete düşürdü. Hz. Âişe ona

‘Ey kadın! Hz. Peygamber’in dediklerini aynen tekrar et! Allah’a yemin ederim ki biz de ona bu şartlar altında biat ettik’ dedi. Bunun üzerine Fâtımâ

‘Öyle ise evet!’ diyerek ayetteki hükümleri tekrarlayarak Hz. Peygamber’e biat etti.[1]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Mecma VI/37 (Ahmed ve Bezzar’dan naklen).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/246.

Hâyil’in Kızı Azze’nin Hz. Peygamber’e Biat Etmesi

- Hâyil kızı Azze şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber’e giderek ona biat ettim. O da zina etmemek, hırsızlık yapmamak, gizli veya açık çocuklarımı diri diri toprağa gömmemek ve onları öldürmemek şartlarıyla benden biat aldı. Açıkça gömülme olayını biliyordum. Fakat gizli olarak gömmenin ne olduğunu anlayamadım. Bunu Hz. Peygamber de açıklamadığı gibi ben de gidip kendisinden sormadım. Fakat bana öyle geliyor ki bu bile bile çocuğunu düşürmek demektir. Bunun için de Allah’a yemin ederim ki hiç bir zaman çocuğumu düşürmeye çalışmayacağım.[1]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Heysemi VI/39 (Taberani bunu Esvat’ında Ata b. Mes’ud el-Ka’bi’den rivayet etmiştir).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/246.

Utbe’nin Kızı Fâtımâ ile Kızkardeşi ve Ebu Süfyan’ın Hanımı Hind’in Biat Etmeleri

- Utbe kızı Fâtımâ şöyle anlatıyor: Kardeşim Ebu Huzeyfe beni ve kızkardeşim Hind’i biat etmemiz için Hz. Peygamber’e götürdü. Hz. Peygamber bu biatta bize bazı şartlar koştu ve bizden söz aldı. Ben Hz. Peygamber’e şöyle dedim:

‘Ey amcam oğlu! Sen kavminin kadınlarında zina etmek, hırsızlık yapmak ve iftira etmek gibi çirkin şeylere hiç rastladın mı ki bize bunları şart koşuyorsun?’ Bunun üzerine kardeşim Ebu Huzeyfe

‘Sus ve Hz. Peygamber’e biat et. Çünkü Hz. Peygamber’e bu şartlar dâhilinde biat yapılır!’ dedi. Daha sonra kızkardeşim Hind

‘Hırsızlık yapmamak hususunda sana söz veremem. Çünkü ben kocamın malından çalıyorum’ deyince Hz. Peygamber onun biatını kabul etmekten vazgeçti ve Hind’in kocası Ebu Süfyan’a haber göndererek ondan helallik istetti. Ebu Süfyan da

‘Yaş mallar için kendisine müsaade ediyorum; fakat kurularda rızam yoktur’ dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber bizden biatlarımızı kabul etti. En sonunda ben şunları söyledim:

‘Benim için daha önceleri senin çadırından kötüsü yoktu. Ben o zamanlar Allah’tan senin çadırını helak etmesini temenni ederdim. Yemin ederim ki şu andan itibaren benim için senin çadırından daha sevimli bir çadır yoktur ve ben Allah Teala’nın onu bereketli ve ömürlü kılmasını diliyorum’. Benim bu sözlerim üzerine Hz. Peygamber de şunları söyledi: ‘Allah’a yemin ederim ki içinizden biri beni kendi çocuğundan ve ebeveyninden daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz.’[1]

- Utbe kızı ve Ebu Süfyan’ın hanımı Hind biat etmek üzere Hz. Peygamber’e geldi. Onun ellerine bakan Hz. Peygamber

‘Git onları değiştir de gel!’ dedi. Hind gitti, daha sonra ellerine kına yakmış olarak döndü. Hz. Peygamber ondan ‘Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmayacağım, hırsızlık yapmayacağım, zina etmeyeceğim!’ demesini isteyince Hind

‘Hiç hür bir kadın zinaeder mi?’ dedi. Hz. Peygamber

‘Evlatlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyeceksiniz’ buyurdu. Hind de buna

‘Bize çocuk bıraktın mı ki onları öldürebilelim?’ diye karşılık verdi. Böylece biat yapıldı. Biattan sonra Hind, Hz. Peygamber’e kollarındaki bilezikleri göstererek

‘Bu bilezikler hakkında ne diyorsun?’ diye sordu. Hz. Peygamber de

‘Cehennemin korlarından iki kordur’ buyurdular.[2]

- Hz. Peygamber, kendisine biat etmek için gelen Hind’e

‘Çalmayacaksınız, zina etmeyeceksiniz!’ buyurduğunda o

‘Hiç hür kadın zina eder mi?’ diye karşılık verdi. Hz. Peygamber

‘Evlatlarınızı öldürmeyeceksiniz!’ buyurdular. Hind de

‘Biz onları öldürmeksizin büyüttük. Fakat büyüdüklerinde sen onları öldürdün’ dedi.[3]

- Hind,

‘Ben Muhammed’e biat etmek istiyorum’ dedi. Bunun üzerine bir kişi kendisine

‘Sen hani Muhammed’i inkar ediyordun’ dedi. Hind de

‘Evet, Allah’a yemin ederim ki ben daha önceleri böyleydim. Fakat ben şu mescidde bugüne kadar Allah’a layıkıyla ibadet edildiğini görmemiştim. Onlarsa dün orada bütün bir geceyi kıyamda, rükûda, secdede namaz kılarak geçirdiler’ dedi. Karşısındaki ona

‘Ey Hind, sen yaptıklarını biliyorsun (Hz. Hamza’ya yaptıklarını kastederek). Hz. Peygamber’e yanına kavminden bir kişiyi almaksızın gitme!’ diye tenbihledi. Bunun üzerine Hind onun sözlerini akla yatkın buldu. Bir örtüye büründü ve yanına Hz. Ömer’i de alarak Hz. Peygamber’in yanına öylece gitti.[4]

- Hz. Peygamber, örtüye bürünerek gelmiş olan Hind’i tanıyarak ona

‘Sen Hind misin?’ diye sordu. Hind de

‘Allah geçmişi affetsin!’ dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber yüzünü ondan çevirerek

‘Kadınlar zina etmesinler!’ buyurdu. Buna karşılık Hind

‘Ey Allah’ın Rasûlü! Hür bir kadın zina eder mi?’ dedi. Hz. Peygamber de

‘Hayır, Allah’a yemin ederim ki hür bir kadın zina etmez’ buyurup arkasından da ‘Çocuklarını öldürmesinler!’ dedi. Hind buna da

‘Sen zaten onları Bedir günü öldürdün’ diye karşılık verdi. Bundan sonra Hz. Peygamber

‘İftira etmesinler ve güzel şeylerde isyan etmesinler!’ dedi. Hz. Peygamber kadınların ağıt yakmalarını da yasakladı. Câhiliye devrinde kadınlar ölülerin arkasından elbiselerini yırtar, yüzlerini, gözlerini parçalayıp saçlarını keserlerdi. Azap ve helak temenni ederlerdi.[5]

- Hind’le birlikte Hz. Peygamber’in yanında bulunan bir kadın da şunları söylüyor: ‘Hz. Peygamber bizden biat aldıkları sırada bize iyi işlerde kendisine isyan etmememizi, ölülerimizin arkasından saçlarımızı yolup, yakalarımızı yırtmamamızı ve azabı temenni etmememizi de şart koşmuştu.’[6]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hakim II/486 (‘Buhari ve Müslim rivayet etmişlerse de sahihtir’ der).

[2] Heysemi VI/37 (Ebu Ya’la’dan o da Hz. Aişe’den); Hz. Peygamber’den gelen bir başka hadiste de o sol eline bir ipek kumaş parçası sağ eline de altın alarak şöyle buyurmuştur: ‘Bu ikisi ümmetimin erkekleri için haramdır’. İbn Mace’de de ‘Bunlar ümmetimin kadınları için helaldir’ ibaresi vardır. Yukarıdaki hadiste Hz. Peygamber’in bilezikleri kor olark vasıflandırması yabancılara göstermeleri halinde geçerlidir.

[3] İsabe IV/425 (Buna benzer bir rivayet daha zikredilmektedir ki orada ‘Çocuklarınızı öldürmeyeceksiniz!’ emrine ‘Sen bize Bedir’de çocuk bıraktın mı ki öldüreyim’ karşılığı vardır).

[4] İbn Kesir, Tefsir IV/353 (İbn Mendeh’den. Şa’bi’nin mürsel hadisinde şunlar da vardır: “Hind ‘Ben Ebu Süfyan’ın malından çok harcadım’ der; Ebu Süfyan da ‘Benim kendi malımdan aldıklarını helal ediyorum’ dedi”. Ayrıca İbn Abbas tarikiyle uzun bir hadis şeklinde de gelmektedir.

[5] İbn Kesir, Tefsir IV/353 (İbn Abbas tarikiyle. Burada Ebu Süfyan’ın ‘Malımdan harcadıklarını helal ediyorum’ dediği, o zaman Hz. Peygamber’in Hind’i tanıyarak gülüp onu yanına çağırdığı ve elini tuttuğu anlatılmaktadır. Fakat en kuvvetli rivayetlere göre Hz. Peygamber ne biat sırasında ne de başka bir zaman yabancı kadınların ellerini tutmamıştır. İbn Kesir bu hadis için ‘Gariptir’ der).

[6] İbn Kesir, Tefsir IV/355 (İbn Ebi Hatim, Üsey b. Ebi Üseyd el-Bezzar tarikiyle).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/246-248.


Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b> <center>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.